Blog

Yapay zeka ajanı kurmadan önce üç şeyi çözün: erişim, iz, geri alma

Tümay Solak · 2026-09-09

Kısaca: Yapay zeka ajanı denemelerinin çoğu modelde değil, altyapıda takılıyor. Ajan bir sohbet penceresi değil, sizin sistemlerinizde işlem yapan yeni bir kullanıcıdır. O yüzden ilk soru "hangi model" değil, şu üçüdür: hangi sisteme nasıl erişecek, ne yaptığını nereden okuyacaksınız, yanlış yaptığında nasıl geri alacaksınız. Aşağıda bu üçünü bir hafta içinde kağıda dökmenizi sağlayan beş prompt var.

Ajan demosu izlemek kolaydır. Ekranda bir cümle yazılır, model birkaç adım atar, iş biter. Salondan çıkarken herkes aynı şeyi düşünür: bunu bizde de kurarız.

Kurulamaz. Kurulamamasının nedeni de neredeyse hiçbir zaman model değildir. Demo, sistemlere erişimi hazır kurulmuş bir ortamda çalışır. Sizin kurumunuzda o erişim yoktur. Sisteminiz insana ekran verir, makineye vermez; kim ne yaptı bilgisi ekranların içinde dağınık durur; ve bir işlem yanlış yapıldığında geri alma yolu genelde birinin elle düzeltmesidir.

Ajan yeni bir araç değil, yeni bir kullanıcı

Yapay zeka ajanını araç gibi düşünürseniz yanlış soruları sorarsınız. Araç için "ne kadar iyi" diye sorulur. Oysa ajan sizin sistemlerinizde işlem yapar: kayıt açar, dosya yazar, mesaj gönderir, alan günceller.

Kuruma yeni bir çalışan aldığınızda sorduğunuz sorular bellidir. Hangi sistemlere girecek. Ne yaptığı nereden görülecek. Hata yaptığında nasıl düzeltilecek. Ajan için de aynı üç soru geçerlidir. Tek farkı, ajanın çok daha hızlı çalışması ve yorulmadan yanlış yapabilmesidir. Yeni bir çalışanın üç gün içinde fark edilen hatası, ajanda üç dakikada dört yüz kayda yayılır.

Aşağıdaki beş prompt bu üç sorunun cevabını çıkarmak için. Hiçbiri ajan kurmuyor; ajan kurulabilir mi, kurulursa neyi açmanız gerekir, onu gösteriyor. Bu iş bir teknoloji projesinden önce gelir ve büyük bölümü yöneticinin masasında biter.

Birinci soru: süreç makineyle konuşuyor mu

Ajan tartışması genelde sistem adlarıyla başlar. Yanlış yer burasıdır. Doğru başlangıç, otomatikleştirmek istediğiniz işin adım adım nasıl yapıldığıdır.

Asagida bir surecin adim adim anlatimi var.
Once su tabloyu cikar:
(1) her adim,
(2) o adimda dokunulan sistem, ekran veya dosya,
(3) o adimda okunan veri ve yazilan veri,
(4) adimi insan mi yapiyor, sistem mi.
Sonra sadece iki liste ver:
- makineyle yapilabilecek adimlar (okuma, kopyalama, kontrol),
- insan karari gerektiren adimlar.
Anlatimda gecmeyen sistem veya adim ekleme.
Eksik gordugun yere "anlatimda yok" yaz.
Surec: [sureci adim adim yazin]

Çıktının en değerli kısmı "anlatımda yok" satırlarıdır. Bir süreci yazmaya oturduğunuzda anlattığınız hali ile gerçekte işleyen hali arasındaki fark hemen görünür. Ajan tam olarak o farkın içinde takılır: kimsenin yazmadığı ara adımda, birinin bir yere baktığı ama kayıt bırakmadığı yerde.

İkinci soru: en dar yetki ne

Ajan projelerinin en sessiz riski geniş yetkidir. Denemenin çalışması için birine "şimdilik" geniş erişim verilir, deneme çalışır, yetki de öylece kalır.

Asagida bir surecin adim listesi ve dokunulan sistemler var.
Bir yazilim ajaninin bu isi yapabilmesi icin gereken
EN DAR yetki listesini cikar:
(1) hangi sistemde sadece okuma yetkisi yeterli,
(2) hangi sistemde yazma yetkisi zorunlu ve tam olarak
    hangi kayit turu icin,
(3) hangi adim kurum disina veri gonderiyor,
(4) hicbir yetki gerektirmeyen adimlar.
Her yazma yetkisinin yanina su sorunun cevabini yaz:
"bu yetki verilmezse surec durur mu, yavaslar mi?"
Genis yetki onerme; "tum sisteme erisim" gibi bir satir yazma.
Adim listesi: [birinci promptun ciktisini yapistirin]

Dördüncü madde çoğu zaman listenin yarısını boşaltır. Bir sürecin adımlarının önemli bölümü aslında metin işidir: özetlemek, karşılaştırmak, taslak yazmak. Bunlar için ajanın hiçbir sisteme girmesi gerekmez. Sürecin sadece iki üç adımı gerçekten yetki ister ve tartışmayı o iki üç adım üzerinde yapmak, "yapay zekaya erişim verelim mi" tartışmasından çok daha verimlidir.

Üçüncü soru: ne yaptığını nereden okuyacaksınız

Ajanın ürettiği çıktı denetlenebilir olmalı. Denetim, çıktıyı beğenmek değil, hangi girdiden hangi işlemin çıktığını sonradan görebilmektir.

Asagida bir ajanin yapacagi islerin listesi var.
Her is icin bir kayit satiri tasarla. Satirda su alanlar olsun:
(1) tarih ve saat,
(2) hangi is,
(3) hangi kaydi degistirdi (kayit numarasi veya dosya adi),
(4) degisiklikten once neydi, sonra ne oldu,
(5) hangi girdiye dayanarak yapti,
(6) insan onayi alindi mi, alindiysa kim.
Ciktiyi alan adlariyla, tabloya donusecek sekilde ver.
Doldurulamayacagini gordugun alanlari isaretle.
Isler: [ajanin yapacagi isleri yazin]

Son satır bu promptun asıl testidir. Bir iş için "değişiklikten önce neydi" alanı doldurulamıyorsa o iş otomatikleştirilecek olgunlukta değildir. Kayıt tutulamayan bir işi ajana vermek, ajanın hata yapmasından daha büyük bir sorun üretir: hata yaptığını kimse fark edemez.

Geri alma: her işin bir U dönüşü olmalı

Otomasyon tartışmalarında en az konuşulan konu geri almadır. Oysa bir işin otomatikleştirilip otomatikleştirilemeyeceğini en iyi bu soru ayırır.

Asagida bir ajanin yapacagi islerin listesi var.
Her is icin sunlari yaz:
(1) is yanlis yapilirsa ortaya cikan somut sonuc,
(2) bu sonucu geri almanin adimlari,
(3) geri alma yaklasik kac dakika surer ve kim yapar,
(4) geri alinamiyorsa satirin sonuna "GERI ALINAMAZ" yaz.
"GERI ALINAMAZ" cikan isleri ayri bir listede topla.
Cozum onerme, iyimser varsayim yapma,
"muhtemelen duzeltilebilir" gibi ifadeler kullanma.
Isler: [isleri yazin]

Ayrı listeye düşen işler, insan onayı zorunlu olan işlerdir. Ayrım genelde nettir. Bir taslak yazmak geri alınır. Bir kaydı güncellemek çoğu zaman geri alınır. Müşteriye e-posta göndermek, tedarikçiye sipariş açmak, dışarıya bir dosya paylaşmak geri alınmaz. Bu üçünün ajana bırakılmaması bir teknoloji kararı değil, basit bir sorumluluk kararıdır.

İlk görev tanımını bir sayfada yazın

Dört promptun çıktısı elinizdeyse ajanın ne yapacağını yazacak malzeme tamamdır. Bunu yazmak, teknik ekiple konuşmanın da en hızlı yoludur.

Asagidaki bilgilerle bir ajan gorev tanimi yaz.
Bolumler:
(1) ajanin yapacagi tek is, tek cumlede,
(2) girdi olarak ne aliyor, nereden,
(3) cikti olarak ne uretiyor, nereye,
(4) yapmayacagi isler listesi,
(5) hangi durumda durup insana soracagi,
(6) her calismada tutacagi kayit alanlari.
Toplam bir sayfayi gecmesin, madde madde yaz.
Benim belirsiz biraktigim yerleri tamamlama, "belirsiz" yaz.
Adimlar: [birinci promptun ciktisi]
Yetkiler: [ikinci promptun ciktisi]
Kayit alanlari: [ucuncu promptun ciktisi]
Geri alinamaz isler: [dorduncu promptun ciktisi]

Birinci maddenin tek cümle olması şart. Ajanın işi tek cümleye sığmıyorsa henüz bir görev değil, bir süreçtir; süreçler ajana verilmez, önce parçalanır. Dördüncü madde de en az birincisi kadar önemli: bir ajanın ne yapmayacağı yazılmadığında, boşluğu model doldurur.

Nerede durmalı

Üç sınır var ve üçü de kolayca aşılıyor.

Birincisi kişi bazlı izleme. Üçüncü promptta tasarladığınız kayıt, ajanın işini kaydeder; çalışanın davranışını değil. Kayıt alanlarına "bu adımı hangi çalışan kaç dakikada yaptı" gibi satırlar eklendiği anda ajan projesi sessizce bir performans izleme projesine dönüşür. Bunu bir kez yaptığınızda ekibin sisteme güveni geri gelmez.

İkincisi uydurma. Model, sistemlerinizin yeteneği hakkında kendinden emin cümleler kurar; olmayan bir arayüzü varmış gibi anlatır, olmayan bir yetki adı üretir. Promptların hepsinde "metinde geçmeyeni ekleme" satırı bu yüzden var. Yine de yeterli değil: çıktıdaki her sistem ve yetki adını kendi belgenizden doğrulayın.

Üçüncüsü geçici yetkinin kalıcılaşması. Denemeyi çalıştırmak için verilen erişimin bitiş tarihi ilk günden yazılmalı. Yazılmayan bitiş tarihi hiç gelmez.

Bir haftada nereye kadar gelirsiniz

Bu beş promptu tek bir süreç için çalıştırın; tercihen sık tekrar eden, kimseyi heyecanlandırmayan bir süreç için. Rapor toplama, dosya kontrolü, başvuru ön elemesi gibi.

Hafta sonunda elinizde şunlar olur: adım listesi, en dar yetki listesi, kayıt alanları, geri alınamaz işler listesi ve bir sayfalık görev tanımı. Bu beş belge, teknik ekibe "ajan kuralım" demekten kıyaslanamayacak kadar iyi bir başlangıçtır. Çoğu kurumda bu çalışmanın asıl sonucu da ajan olmaz: sürecin yazılı olmayan üç adımının ortaya çıkması olur.

Bir ajan projesinin sınırını modelin zekası değil, sistemlerinizin ona ne kadarını güvenle açabildiği belirler.


Yazar: Tümay Solak, Türkiye'de enerji sektöründe inovasyon üzerine çalışan yönetici; Enerjisa inovasyon yöneticisi (NAR ve İVME programları).

Bu sitedeki görüşler kişiseldir; Enerjisa ya da Sabancı Holding'in resmi görüşünü yansıtmaz.